• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
DR. ONUR FISTIKOĞLU

 KAN , İDRAR VE DİĞER TAHLİLLERİN ANLAMLARINI VE NE  İÇİN İSTENEBİLECEĞİNİ , SÜREKLİ GÜNCEL  TUTULAN TAHLİL ANALİZİ BÖLÜMÜNDEN OKUYABİLİRSİNİZ.

Üyelik Girişi
Hava Durumu
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74305.7660
Euro6.33076.3561

MEMEDE KİTLE--- FİBROKİST

FİBROKİST




 

 Genel olarak doğurganlık çağındaki kadınlarda rastlanır. Bulgular; kistler, memede yoğunluk artışı, yer yer sert alanlar veya ele misket gibi nodüller gelmesi, ağrı ve hassasiyettir. Kistler, mensturasyon öncesi şişer ve ağrılı bir hal alır; çünkü, aylık hormonal değişikliklerden etkilenirler.

 
Zaman zaman ele gelen bu kistlerin bazısı çok sert olur veya başka değişikliklere uğrayarak kanseri çağrıştırır. O takdirde iğne biopsisi veya yeterli olmazsa cerrahi biopsi yapmak gerekebilir. Ancak patolojik tetkik sonucu kanser olmadığı ortaya konabilir.


  Fibrokistik değişiklikler genel olarak selim karakterdedir. Ama bazı özel tipleri, örneğin epitelyal, hiperplazi veya atipik hiperplazi bileşenleri varsa, (patolojik değerlendirme sonucu anlaşılabilir) hastada kanser gelişme riski normal popülasyona oranla daha yüksektir ve hastanın dikkatli izlenmesi gerekir.


     Memelerdeki fibrokistik değişikliğin neden olduğu sıkıntıları her zaman dindirmek mümkün olamayabilir. Hastaların az bir kısmında, örneğin büyük bir kist varsa, bu kistin bir iğne ile boşaltılması sonucu yakınmalar tamamen geçer.



 Kahve, çay ve çikolata tüketiminin memelerdeki bu yakınmayı arttırdığı bazı hastalar tarafından gözlenmiştir. Yapılan bilimsel çalışmalarda, bu gıdalarla fibrokistlerin ilişkisi doğrulanamamıştır. Yine de bazı hekimler, fibrokistik değişikliklere bağlı ağrıları olan hastalarda bu yiyecek ve içecekleri kesmektedir. Faydası kişiden kişiye göre değişmektedir.


 Periyod sonu ve adet öncesi memelerdeki şişmeye bağlı yakınmalar arttığı için bazı hekimler hastanın tuz tüketimini kısıtlarlar. Hatta idrar söktürücü (diüretik) ilaçlar da kullanılmaktadır. Bu uygulamaların da bilimsel desteği kanıtlanamamıştır.


 Bu amaçla vitaminler kullanılmış ancak başarılı sonuçlar elde edilememiştir. Üstelik uzun süre yüksek doz vitamin alımının da yan etkileri vardır. Doğum kontrol haplarının kullanımında da bir yarar görülmemiştir.

Hastalara sürekli sütyen kullanmaları önerilebilir. Tedavi edici bir özelliği olmasa da hastanın yakınmalarını azaltabilir.

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam3
Toplam Ziyaret170321