• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
DR. ONUR FISTIKOĞLU

 KAN , İDRAR VE DİĞER TAHLİLLERİN ANLAMLARINI VE NE  İÇİN İSTENEBİLECEĞİNİ , SÜREKLİ GÜNCEL  TUTULAN TAHLİL ANALİZİ BÖLÜMÜNDEN OKUYABİLİRSİNİZ.

Üyelik Girişi
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.06146.0857
Euro6.78166.8088

AŞIRI TÜYLENME

AŞIRI TÜYLENME


               

Aşırı tüylenme ya da tıp dilindeki adıyla “ hirsutizm” ırklar arasında farklılık göstermekle birlikte kadınların % 5-10’unda görülebilen  bir sağlık problemidir. Hemen her yaşta görülmekle birlikte sıklıkla ergenlik dönemiyle  45 yaş arasında görülen aşırı tüylenmenin altında pek çok neden yatabilmektedir.

 

Sorunun daha iyi anlaşılabilmesi için normal kıl yapısının bilinmesi gerekmektedir. Vücudumuzdaki tüyler vellüs ve terminal kıllar olmak üzere ikiye ayrılır. Vellüs denilen tüyler ince, renksiz, genelde 2 mm’den kısa ve tüm vücutta yaygın olarak bulunan, terminal kıllar ise daha kalın, sert ve renkli olup gelişimleri seks hormonlarına bağımlı olan (örnek: erkeklerin çene ve karnında bulunan tüyler, koltuk altı ve genital bölgelerdeki tüyler) veya bağımsız olanlar (kirpik ve kaşlar)  olarak basitçe tanımlanabilirler.

 

 Ergenlikten erişkinliğe geçiş döneminde ve sonrasında başta erkeklik hormonu olan testosteron olmak üzere androjenler olarak adlandırılan hormonlar etkili oldukları vücut bölgelerinde vellüs tüylerini terminal tüylere dönüştürebilme yeteneğine sahiptir. Androjenler kafadaki saçlı deride ise tam tersine terminal tip kılları vellüs tipine çevirmekte yani inceltmektedirler.

                     

 

Yine ırklar arasında farklılık olmakla birlikte genç kadınların ortalama % 20-30’nda karın alt bölgesi, meme başı kenarları ve üst dudak bölgelerinde terminal kıl bulunabilir ve  yaşla bu kıllarda artış gözlenebilir.

 

Tüylenme artışı değerlendirilirken ilk yapılması gereken vellüs veya terminal tip tüylerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve erkek tipi tüylenme artışı olup olmadığının belirlenmesidir.

Genellikle üst dudak, çene, boyun, göğüs, sırt ve karın bölgesi, kol ve uyluklardaki terminal kıllar değerlendirilerek hirsutizm tanısı konulmaktadır.
 

 AŞIRI TÜYLENME SEBEPLERİ NELERDİR ?


              


Yumurtalıklar veya böbreküstü bezlerinden en etkili androjen hormon olan testosteron yapımının artması aşırı tüylenmenin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır.

Bu hastalarda hormon fazlalığından kaynaklanan adet düzensizlikleri, deride aşırı yağlanma ve sivilcelenmeler, ses kalınlaşması, göğüslerde küçülme, saç dökülmesi, kötü kokulu terleme gibi belirtiler de bulunabilir

 Yumurtalıklardan kaynaklanan hirsutizm nedenlerinden en sık görüleni polikistik over sendromudur (PCOS- YUMURTALIKLARDA ÇOK SAYIDA KİST). Bu sendromda yumurtalık kökenli androjen hormonların artışı ve buna bağlı tüylenme artışı yanı sıra adet düzensizlikleri, insülin direncine bağlı artmış iştah, kolay kilo alma ve bunların sonucu olarak da diyabet başta olmak üzere glukoz metabolizma bozukluklarına yakalanma sıklığında artış söz konusudur. İlk bulgusu hafif bir tüylenme artışı olabilen bu bozukluk erkenden tanınır ve gerekli önlemler alınırsa hastanın sağlığını ciddi ölçüde etkileyebilecek bu tarz sonuçları da engellenebilir.  

Böbrek üstü bezlerinden hormon yapımında görevli bazı enzimlerin doğuştan gelen eksiklikleri ve bu eksikliğe bağlı androjen yapılı hormonların kanda arttığı konjenital adrenal hiperplazi tabloları (KAH), yumurtalık veya böbreküstü bezlerinin aşırı androjen salgılayan iyi veya kötü huylu tümörleri de aşırı tüylenmeye yol açabilirler. Neyse ki tedavisi daha güç olan bu tarz hastalıklara PCOS’na göre daha az rastlanmaktadır. 

Aşırı tüylenmeye bazen çeşitli nedenlerle kullanılan ilaçlar da yol açar. Bunların bir kısmı androjen etkisine sahip, bir kısmı da kıl büyümesini doğrudan uyaran ilaçlardır. İlaçlara bağlı tüylenme artışı genellikle kalıcı değildir ve ilacın kesilmesinden sonra şikayetlerde gerileme  beklenir.

DEĞERLENDİRME  

                   

Hastanın değerlendirilmesine iyi bir öykü alarak başlanmalıdır. Bu yöntem hekimi gereksiz yere yapılabilecek bir çok teste başvurmaktan kurtarır. Şikayetlerin başlangıç yaşı,  gelişme hızı, adet düzeni, şişmanlık öyküsü, tüylenme artışı yanında saç dökülmesi, ses kalınlaşması gibi bulguların olup olmadığı ve aile öyküsü sorulmalıdır.

Tedavide kullanılacak yöntemler gerekli testlerin yapılmasından sonra varılan sonuca göre planlanmalıdır.Neden belirlendikten sonra ilaç tedavisi ve tüyleri mekanik olarak ortadan kaldıracak yöntemlere başvurulur.

Bu ilaçlar önemli yan etkileri olabileceğinden mutlaka uzman endokrinolog gözetiminde kullanılmalıdırlar. Hormon tedavisi etkisinin ortaya çıkması için 6 ila 12 aylık tedavi gerekmektedir. Varolan kılların ortadan kaldırılması için epilasyon gibi depilatuvar yöntemler ile mekanik uzaklaştırma yapılmalıdır.

Ancak iyi bir tedavi sonucu için birkaç yıllık tedavi sürecinin gerekebileceği de unutulmamalıdır. 

Hastanın altta yatan neden araştırılmaksızın başvuracağı mekanik uzaklaştırma yöntemlerinin etkisiz kalacağı, yeni tüylerin çıkmaya devam edeceği  unutulmamalıdır.



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam25
Toplam Ziyaret158270